15 Eylül 2016 Perşembe

KEŞKE

Seninle bir kez sevişseydik
Bir kez sevseydin beni
Bir kez dudağında gezinseydim
Bir kez daha ağlatsaydın beni 
Bir kez daha öldürseydin 
Cinayeti kör bir kayıkçı görseydi
Göğsüne son kez gömülseydim
Son nefesimi kollarında verseydim
Boynuna bir buse kondursam
Sevdiğimi son kez söyleseydim

Hüseyin Kubilay Özdemir

                               14.09.2016

6 Ağustos 2016 Cumartesi

İlk

İlkisin nefes alışımın
İlkimsin ellerini kavrayışım
İşte duruyor önünde naaşım
Her nefesine kurban başım

Leyla oldum aşkın şarabından
Her zaman farkındaydım farkından
Dudaklarımdan ayrıldığın an
Akar gözlerimden birkaç damla hicran

Kördüm bakmazken sana
Dudaklarından dökülen elveda
İçemedim aşkından kana kana
Sen artık kalbimde yara

Ab-ı efsunlar tükettim gidişine
Tütünden korkarken bağlandım gözlerine
Nolur hapset beni kalbine
Sev beni son kere

Yârla bir olmaya çalıştım
Benim en güzel yaşımdın
Şimdi ellere mi taşındın
İşte duruyor önünde naaşım

Hüseyin Kubilay Özdemir

24 Temmuz 2016 Pazar

Çizim: Batuhan Demirel
Tacımı bırakıp gidiyorum
Ruhum senin ellerinde
Maskemi düşürdün ağlıyorum
Gözlerimi, gülüşlerimi, mutluluğumu
Her şeyi sana bırakıp gidiyorum
Sensizlik esaretiyle
Özgürlüğe gitmeye çalışıyorum
Acı çekiyorum, haykıramıyorum
Her şeyimi bırakıyorum da
Seni bırakamıyorum

Hüseyin Kubilay Özdemir

11 Haziran 2016 Cumartesi

ÖLÜ

Ölüm nedir? Ölmek nedir?
Peki ya ölü bir kadına aşık olmak
Ölmek mi zordur?
Ölü bir kadını sevmek mi?
Sana doğru koşmak mı zordur?
Arkamı dönüp gitmek mi?
Ellerinden öpmek mi?
Kalbimdeki seni öldürmek mi?
Sesini her duyduğumda ölmek mi?
Bir daha hiç konuşamamak mı?
Fotoğraflarına bakıp bakıp durmak mı?
Yoksa bir daha hiç görememek mi?
Seni hala sevmek, varlığını bilmek mi?
Yoksa kalbimdeki seni öldürmek mi?

Hüseyin Kubilay ÖZDEMİR


                                                29.05.2016

1 Mayıs 2016 Pazar

GÜNAYDIN

Sabah erken kalkacaksın
Hava daha yeni aydınlanıyor
Bir kaç yudum kahve
Bir iki duman sigara
O rahat mezarımı düşlemek
Sonra bileğinden öpmek
Sevmek ciğerin solana kadar
Beklemek mezarına gömülmeyi
Her gün ölmek ama gömülememek.
                                           
Hüseyin Kubilay Özdemir
                                            23.04.2016

23 Mart 2016 Çarşamba

OTUZ SEKİZ GÜN

Ne sığar otuz sekiz güne?
Kaç gündüz kaç gece
Biraz seni seviyorumlar
Hafif bir tebessüm
El ele tutuşmalar
Fazla değil bir tutam
Omza yaslanan baş var bir de
Hayaller, hayaller var en çok da
Yarım kalan hayaller
Ne kaldı otuz sekiz günden?
Gündüzüm gitti
Ben gecemle baş başa
Seviyorumlar da gitti
Özlüyorumlar çepeçevre
Tutmayan eller kaldı
Yarım kalan hayaller
Buruşmuş bir sigara paketi
Ve ağzına kadar acı dolu küllük

Hüseyin Kubilay ÖZDEMİR
                                                         XXVIII.II.MMXVI


27 Ocak 2016 Çarşamba

BİR PLATONİK HİKAYE

   Sıkıldım artık geceleri hıçkırıklarım duyulmasın diye yumruklarımı yiyerek ağlamaktan. Ulaşılmaz olduğun düşüncesi beynimi yemeye başladı.
  İlk başlarda böyle değildi, güzeldi her şey. Kafamı çevirip sana baktığımda anlatılmaz bir huzur kaplıyordu ruhumu. Nedenini bilmediğim bir şekilde sen gülerken tarifi imkansız bir mutluluk doluyordu yüreğime. Hayallerimin baş kahramanı olman bile nedensiz bir rahatlığa neden oluyordu üstümde. Duygularımı, sana karşı olan hislerimi anlatma gereği duymuyordum. Çünkü mutsuz olduğum zamanlar gülüşünü hayal etmem yetiyordu mutlu olmaya. Ne zaman tedirgin olsam bana o nedensiz huzuru veren yüzünü anımsamak yetiyordu.
  Dediğim gibi sen bana nedenesiz bir huzur ve mutluluk veriyordun. Sadece hayalin gerçek dünyadan soyutlanmama yetiyordu. Şimdilerde kafamı çevirip sana her baktığımda gülüşünün ruhumda yarattığı huzurla ulaşılmaz olduğunun düşüncesinin beynimdeki savaşını yaşıyorum. Ruhum artık bu duyguları kimseye söylemeden içinde tutabilecek kadar güçlü değil. Akan her gözyaşının ertesi gün ruhumu huzura kavuşturacağını bekliyorum ama olmuyor. Sadece anlık rahatlatmadan ibaretler. Gözlerin eskisi gibi saf bir huzur vermiyor artık. Döktüğüm her gözyaşının beni senden uzaklaştırmasını bekliyorum ama beceremiyorlar. Ertesi gün varlığın daha büyük bir mutluluk veriyor. Yüreğim öncekilere göre daha bir heyecanlı. Fakat bir o kadar da beynimi yiyen ulaşılmaz olduğun düşüncesi var. Hiçbir şekilde mutlu olamayacağımın düşüncesi... Beni kararsızlığa sürükleyen geceler boyu uyutmayan o düşünce...

Hüseyin Kubilay Özdemir                    
                                                                       Mayıs 2015